BuRaSı KURTLAR VADİSİ
  Yalnızların Durağı
 

 

Önce evlendiğimizde hayatın daha iyi  
olacağına inandırırız kendimizi.
 Evlendikten sonra, bir çocuğumuz doğduktan
hatta ardından bir tane daha olduktan sonra  
hayatın daha iyi olacağına inandırırızkendimizi.
Sonra çocuklar yeterince büyük  olmadıkları için kızar,
onlar büyüyünce daha  mutlu olacağımıza inanırız.
Bundan sonra, ergenlik dönemlerinde çocuklarla  
uğraşmamız gerektiği için öfkeleniriz.  
Kendimize, çocuklarımız bu dönemden  
çıkınca daha mutlu olacağımızı, yeni bir  araba alınca,
 güzel bir tatile çıkınca, emekli olunca,
yaşantımızın dört dörtlük olacağını söyleriz.
Gerçek ise şu andan daha iyi bir zaman olmadığıdır.  
Eger şimdi değil ise ne zaman?...
Hayatınız her zaman mücadelelerle dolu olacaktır.
En iyisi bunu kabul edip her ne olursa olsun  
mutlu olmaya karar vermektir.

 

"Uzun zamandan beridir hayatın gerçek
 
hayatın başlamak üzere olduğu izlenimine
 
kapılmıştım. Fakat her zaman yolumun
 
üzerinde bir engel, öncelikle erişilmesi
 
gereken bir şey, bitmemiş bir iş, halâ hizmet
 
edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu.
Sonra hayat başlayacaktı. Sonunda anladım
 
ki bu engeller benim hayatımdı." Bu görüş
 
açısı, mutluluğa giden bir yol olmadığını
 
gösterdi. Mutluluk yoldur, öyleyse sahip
 
olduğunuz her anın kıymetini bilin ve
 
mutluluğu, vaktinizi harcayacak kadar özel
 
biriyle paylaştığınız için, ona daha fazla
 
değer verin.

Unutmayın, zaman hiç kimse için beklemez.

Öyleyse;

Okulu bitirene kadar,

10 milyar kazanana kadar,

Çocuklarınız olana kadar,

Çocuklarınız evden ayrılana kadar,
 
 işe başlayana kadar,

Evlenene kadar,

Cuma gecesine kadar,

Pazar sabahına kadar,

Yeni bir araba, ya da ev alana kadar,

Borçları ödeyene kadar,

İlkbahara kadar,

Yaza kadar,

Sonbahara kadar,

Kışa kadar,

Maaş gününe kadar,

Sarkınız söylenene kadar,

Emekli olana kadar,

Ölene kadar..... 

 

 

   ask


 

Yaramaz çocuklar gibisiniz.

Aşkı bir oyun, sevgiliyi de bir

 oyuncak gibi görüyorsunuz.

Önce her çocuk gibi o oyuncağa sahip olmak için

 her şeyi yapıyorsunuz.

 Hatta yalanlar söylüyorsunuz.

Kendinizi değiştirip olmadığınız gibi görünüyor,

oyuncağı elde etmek için her yolu mubah sayıyorsunuz.



Oyuncak sizin olduğu an oyun da başlıyor.

Elde etmek için  söylediğiniz yalanları,

değiştirdiğiniz kişiliğinizi en azından

 bir süre için devam ettirmek zorundasınız.


Ama bir süre sonra bu oyunun

böyle devam etmeyeceğini anlıyorsunuz.

Çünkü sıkılıyorsunuz, yalan söylemek,

başka biri olmak kolay değil elbette.

Başta elinizden hiç bırakmadığınız

o oyuncağa ayırdığınız zaman giderek azalıyor.

Bir şey olmasın diye hep baş köşeye koyduğunuz,

 koruduğunuz oyuncağınızı hor kullanmaya,

 kötü davranmaya başlıyorsunuz,

yıpratıyorsunuz.


Daha da ileri gidip bir süre sonra görmeye bile tahammül

 edemez hale geliyorsunuz.

 Orada, bir köşede,

sessizce durması bile rahatsız ediyor sizi.

Sonunda "En iyisi ortadan kaldırmak" deyip,

kırıyor ve atıyorsunuz oyuncağınızı.


Sonra yeni bir oyuncak bulmak için yeniden aynı şeyleri

 yapmaya başlıyorsunuz.

Sonucunun yine aynı olacağını bilmenize rağmen,

aynı sıkıcı oyunu tekrarlamaktan hiç vazgeçmiyorsunuz.

Hayatınızı oyunlarla süslerken,

 kendinizi korkunç bir yalnızlığa mahkum ettiğinizin farkına

 bile varmıyorsunuz...

 Kıran, döken siz olduğunuz için

 kimsenin sizi kırmayacağını düşünüyorsunuz;

ama, yanılıyorsunuz.

Kullandığınız silah bir gün mutlaka geri tepecektir.

Ve siz, asla yerinde olmak istemediğiniz o oyuncağa döneceksiniz.

 Birileri de sizinle oynayacak,

 sıkılacak, kıracak ve bir kenara atacak.

O zaman, hayıflanmak için ne yazık ki çok geç olacak.


Aşk sizin yaşam kaynağınız olmalı,

ciddiye almalısınız.

 Önemli olan elinizdekinin kıymetini elinizden gitmeden bilmektir.

Bunu başarabiliyorsanız, mutluluğun formülünü

 de bulmuşsunuz demektir.

Başaramıyorsanız,

sizin için üzgünüm...

Çok üzgünüm...

   aşıklar 

MUTLU OLMAK İÇİN İÇİNDE
 
BULUNDUĞUNUZ AN' DAN DAHA İYİ
 
BİR ZAMAN OLDUĞUNA KARAR
 
VERMEK İÇİN BEKLEMEKTEN VAZGEÇİN.
 
MUTLULUK BİR VARIŞ DEĞİL,
 
BİR YOLCULUKTUR.
 
" PEK ÇOKLARI MUTLULUĞU
 
İNSANDAN DAHA YÜKSEKTE ARARLAR,
 
BAZILARI DA DAHA ALÇAKTA.

OYSA MUTLULUK İNSANIN BOYU HİZASINDADIR. "
  
 

         
                
 

Sözler vardır

Zamanını, sevdiğini, dostlarını uzaklaştırır...

Sevdiğini zannedersin,

Gönül çalan bir hırsızı...

Bitmeye mahkumdur

Bir sözler kalır, Yeni aşklara engel

Kimsenin bilmediği...

Gözlerinde erirsin ya hani

İlk baktığında yanarsın

Diğer bakışında küllerinden doğarsın.

Ama engeldir kalbe verilmiş sözler

Konuşamazsın

Söyleyemezsin sevdiğini

Her gün doğumunda büyütürsün sevgini

Katlanamaz erirsin,

Yarin uzak bakışlarından, seni tanımayışından

Gün gelir

Bütün engellerin, sözlerin

Değerini yitirdiği...

Artık sevgine engel kalmamıştır

Aşkın kalpten dile gelme zamanıdır.

Sevdiğine aşkı ilan etme vakti gelmiştir...

Ve ben,

Seni Düşünüyorum...   

 
 
  Bugün 4 ziyaretçi (5 klik) kişi burdaydı!

Powertürk - edessali

 
 

Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol